TÜRK REKABET HUKUKUNDA UZLAŞMA USULÜ

 

TÜRK REKABET HUKUKUNDA

UZLAŞMA USULÜ

1. Uzlaşma Mekanizması

7246 sayılı Kanunla Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’da (“Kanun”) yapılan değişikliklerle birlikte uzlaşma mekanizması Rekabet Hukuku uygulamamıza kazandırılmıştır. Kanun’un 43. Madde düzenlemesinde kendine yer bulan uzlaşma mekanizmasının usul ve esaslarını belirlemeye Rekabet Kurulu (“Kurul”) yetkili kılınmıştır. Rekabet Kurumu 18.03.2021 tarihinde Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik Taslağını (“Taslak Yönetmelik”) yayınlayarak kamuoyu görüşüne açmıştır. İşbu kısa makalede Taslak Yönetmelik kaynak mevzuatı olan AB Rekabet Hukuku uygulaması ile birlikte karşılaştırılarak ele alınacaktır.

Uzlaşma usulü ile soruşturma tamamlanmadan ihlal ve uygulanacak yaptırımı kabul etmeleri şartıyla teşebbüsler hakkında soruşturma sürecinin daha hızlı ve nihai bir biçimde sonlandırılması amaçlanmıştır

2. Mehaz AB Rekabet Hukuku Uygulaması

Rekabet Hukuku uygulamamıza getirilen uzlaşma usulünün, mehaz mevzuatı olan AB Rekabet Hukuku’nda 622/2008 sayılı AB Komisyonu Tüzük’ü ile değişik 773/2004 sayılı AB Komisyonu Tüzük’ü (“Tüzük”) ile düzenlendiği görülür.[1] Ayrıca 02.07.2008 tarihli AB Resmi Gazetesi’nde yayınlanan AB Komisyonu Duyurusu (“Duyuru”) da konuya ışık tutmaktadır.[2]

Tüzük, Duyuru ve konu hakkında AB Komisyonu’nun basın açıklamaları hakkında önemli gördüğümüz hususlara aşağıda yer verilecektir.

  • Uzlaşma usulünün sadece kartel incelemelerinde uygulanabileceği hususu dikkate değerdir. Hakim durumun kötüye kullanılması gibi diğer rekabet ihlalleri kapsam dışı bırakılmıştır.
  • Tüzük’ün 2. Madde 1. Fıkra düzenlemesi uyarınca, Komisyon’un ilgili tarafların uzlaşma müzakerelerine katılma yönünde taleplerini iletmesi halinde uzlaşma görüşmelerini başlatmaya yetkili olduğu belirtilmiştir. Dolayısıyla uzlaşma teşebbüslere bir hak olarak tanınmaktan ziyade Komisyon’un mutlak takdirine bırakılan ve kamu kaynaklarının daha etkin kullanımını amaçlayan bir kurum olarak karşımıza çıkmaktadır. Uzlaşma usulünün uygulanması kararı en geç Komisyon’un ilk değerlendirmesini açıklamasına kadar verilebilir.
  • Tüzük’ün 10a Maddesi 2. Fıkrası uyarınca uzlaşma görüşmelerine katılan teşebbüslere her bir teşebbüse has ve gizli olmak üzere Komisyon tarafından aşağıdaki hususlar hakkında bilgilendirme yapılır.
    • Hakkında öngörülen iddialar,
    • Öngörülen iddialara dayanak olan kanıtlar,
    • İlgili teşebbüsün konumunu belirlemesi adına haklı görülen talebi neticesinde herhangi bir spesifik belgenin gizli olmayan hali
    • Muhtemel ceza aralığı,
  • Duyuru’nun 11. Paragrafında, görüşmeler neticesinde uzlaşılabileceği yönünde beyan vermenin ilgili teşebbüsler açısından ihlali kabul ettikleri anlamına gelmeyeceği düzenlenmiştir.
  • Duyuru’nun 20. Paragrafında uzlaşma metninde aşağıda yer verilen hususların bulunması zorunlu kılınmıştır.
  • Açık ve kesin bir şekilde ihlalden sorumlu olduğuna dair beyan,
  • Komisyon tarafından tahakkuk ettirilecek azami idari para cezasına ilişkin öngörü ve uzlaşma süreci çerçevesinde kabul edebileceği miktar,
  • Komisyon tarafından ihlal ve iddialar hakkında yeterince bilgilendirildiğine ve bu konuda görüşlerini sunmasına imkan tanındığına dair beyan,
  • Duyuru’nun 23. Paragrafı uyarınca, ilgili teşebbüslerin uzlaşma metnini sunmalarına rağmen Komisyon’un yazılı rekabet ihlali bildirimini yayınlayarak ilgili teşebbüslere ileteceği belirtilmiştir. Bu hususun nihai karar alınmadan önce zorunlu hazırlık işlemi olduğu da vurgulanmıştır.
  • Duyuru’nun 26. Paragrafında Komisyon’un yayınlamış olduğu ihlal bildirimi tarafların uzlaşma metnini yansıtıyorsa uzlaşma sürecine devam etmek isteyen tarafların herhangi bir koşul bildirmeksizin ilgili bildirime olur vermesi gerekmektedir. Duyuru’nun 27. Paragrafında ise yayınlanan ihlal bildiriminin tarafların uzlaşma metnini yansıtmadığı durumda uzlaşma metninde yer alan beyanların taraflara karşı kullanılamayacağı düzenlenmiştir.
  • Duyuru’nun 29. Paragrafı uyarınca Komisyon’un yayınlamış olduğu ve tarafların olur verdiği ihlal bildirimi ile bağlı olmadığı ve daha önce ihlal bildiriminde belirttiği görüşünden farklı bir şekilde nihai karar almaya yetkili olduğu düzenlenmiştir. Fakat bu halde savunma hakkına halel gelmemesi adına Komisyon ilgili tarafları bilgilendirerek yeni bir ihlal bildirimi hazırlar.
  • Duyuru’nun 33. Paragrafı uyarınca işbirlikçi başvurucunun uzlaşma süreci uyarınca alacağı indirim oranının işbirliği yapmasından ötürü alacağı indirim oranına ekleneceği belirtilmiştir.
  • Duyuru’nun 41. Paragrafında, 1/2003 sayılı Tüzük uyarınca Komisyon tarafından alınan nihai kararların yargı kontrolüne tabi olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla uzlaşma yolunu tercih eden teşebbüslere yargı yolu kapatılmayarak savunma hakkı kısıtlanmamıştır.
  • AB Rekabet Hukuku uygulamasında uzlaşma görüşmeleri sonucunda cezaya uygulanacak indirim oranı tüm teşebbüslere eşit bir şekilde uygulanacaktır. Dolayısıyla uzlaşma yolunu tercih eden teşebbüslere farklı oranda indirim oranı uygulanması söz konusu değildir.

3. Taslak Yönetmelik Neler Getiriyor?

7246 sayılı Kanun ile Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 43. Maddesine eklenen 5. ila 9.Fıkra[3] düzenlemeleri ile birlikte uzlaşma usulü Türk Rekabet Hukukuna kazandırılmıştır. Kanunda usul ve esaslara yönelik yönetmeliğin Rekabet Kurulu tarafından çıkarılacağı belirtilmiştir.

Aşağıda Taslak Yönetmelik[4]’in önemli olduğu kanaatinde olduğumuz hususlarını incelemenize sunarız.

  • Taslak Yönetmelik’in “Amaç ve Kapsam” başlıklı 1. Madde düzenlemesinde uzlaşma usulünün Kanun’un hem 4. Madde hem de 6. Madde düzenlemesinde belirtilen ihlaller için söz konusu olacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla uzlaşma usulü hem rekabeti sınırlayıcı anlaşma, uyumlu eylem ve karar ihlallerinde hem de hakim durumun kötüye kullanılması ihlallerinde gündeme gelebilecektir.
  • Taslak Yönetmelik’in 4. Madde 3. Fıkra düzenlemesinde, ihlalin varlığını kabul eden teşebbüs ile soruşturma raporunun tebliğine kadar uzlaşmanın gerçekleştirilebileceği belirtilmiştir.
  • Madde 4. Fıkra düzenlemesinde, uzlaşma usulü sonucunda uygulanacak para cezasında %25’e kadar indirim uygulanabileceği öngörülmüştür.
  • Taslak Yönetmelik’in 4. Madde 5. Fıkra düzenlemesinde ise sürecin uzlaşma ile sonuçlanması durumunda idari para cezası ve uzlaşma metninde yer alan hususların taraflarca dava konusu yapılamayacağı düzenlenmiştir.
  • Taslak Yönetmelik’in 5. Madde düzenlemesinde teşebbüsler tarafından uzlaşma talebinde bulunulması halinde Kurul’un talebi kabul veya reddedebileceği belirtilmiştir. Taslak Yönetmelik ve Kanun’un 43. Madde 5. Fıkra düzenlemesi birlikte değerlendirildiğinde uzlaşma usulünün teşebbüslere tanınan bir hak olmadığı, uzlaşma usulü uygulanmasında Kurul’un mutlak takdir yetkisi olduğu görülmektedir.
  • Taslak Yönetmelik 6. Madde 2. Fıkra düzenlemesinde, uzlaşma görüşmelerine başlanmış olmasının teşebbüslerin kendilerine isnat edilen ihlali kabul ettikleri anlamına gelmeyeceği belirtilmiştir. Fıkranın devamında ise uzlaşma taraflarının uzlaşma metninin sunulmasına kadar uzlaşma sürecinden çekilebileceği düzenlenmiştir.
  • Taslak Yönetmelik’in 6. Madde 5. Ve 6. Fıkra düzenlemesi uyarınca uzlaşma görüşmelerinde soruşturmanın güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde ilgili teşebbüse aşağıdaki hususlarda bilgi verilir ve teşebbüs bu hususlarda görüşlerini beyan eder.
    • Hakkında ileri sürülen iddiaların içeriği,
    • İsnat edilen ihlalin niteliği, kapsamı ve süresi,
    • İsnat edilen ihlalin niteliğine ve kapsamına ilişkin bilgilendirilmesi amacıyla sınırlı olmak ve ticari sırlardan ve gizli bilgilerden arındırılmak kaydıyla, taraf hakkındaki ihlal isnadına dayanak teşkil eden başlıca deliller,
    • Sürecin uzlaşma ile neticelenmesi halinde uygulanabilecek indirim oranı,
    • Uzlaşma tarafına verilebilecek idari para cezası aralığı
  • Madde 2. Fıkra düzenlemesi uyarınca, Ceza Yönetmeliği kapsamında hesaplanan azami idari para cezasının ilgili teşebbüs veya teşebbüs birliğinin gayr-i safi gelirinin %10’unu aşması halinde bu oranı aşan söz konusu para cezaları gayri safi gelirin %10’una indirilir ve sonrasında uzlaşma indirimi uygulanır.
  • Taslak Yönetmelik 7. Madde 3. Fıkra düzenlemesinde, uzlaşma süreci ile birlikte pişmanlık başvurusunda da bulunulması halinde Aktif İşbirliği Yönetmeliği kapsamında düzenlenen indirim oranı ile uzlaşma için belirlenen indirim oranının toplanarak uygulanacağı belirtilmiştir.
  • Taslak Yönetmelik’in 8. Madde 1. Fıkra düzenlemesi uyarınca, uzlaşma tarafının uzlaşma ara kararında belirtilen hususları kabul etmesi halinde teşebbüs, ihlalin varlığını, kapsamını, süresini, sonuçlarını ve ihlalden doğan sorumluluğunu kabul ettiğine dair açık beyanı içeren uzlaşma metnini Kurum’a sunar.
  • Taslak Yönetmelik’in 10. Madde düzenlemesinde uzlaşma tarafı teşebbüslerin ayrıca Aktif İşbirliği Yönetmeliği kapsamında ilgili başvurularda da bulunmasının mümkün olduğu belirtilmiştir. Fakat uzlaşma metninin Kurum’a sunulmasından sonra Aktif İşbirliği Yönetmeliği kapsamında başvuru yapılması mümkün olmayacaktır.

4. Değerlendirme

Taslak Yönetmelik’in 4. Madde 5. Fıkra düzenlemesinde sürecin uzlaşma ile neticelenmesi halinde idari para cezasının ve uzlaşma metninde yer alan hususların dava konusu yapılamayacağı öngörülmüştür. Buna karşın Mehaz AB Rekabet Hukuku uygulamasında hakkında soruşturma başlatılan teşebbüsün AB Komisyonu ile uzlaşsa dahi Komisyon’un vermiş olduğu uzlaşma nihai kararına karşı yargı yoluna başvurabileceği düzenlenmiştir. Taslak Yönetmelik’in ilgili hükmü Anayasa’nın 125. Madde düzenlemesinde belirtilen idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu hükmüne de aykırılık teşkil etmektedir. Ayrıca, rekabet ihlalini kabul eden teşebbüsün sonradan idari yargıya gitmesinde de bir fayda bulunmamaktadır. Zira ihlali kabul ederek bir nevi ikrarda bulunan teşebbüsün mahkeme nezdinde ihlalde bulunmadığına dair taleplerini kabul ettirmesi oldukça güçtür. İdari yargıda davaların açılmasının ikincil mevzuat ile engellenmesini öngören, savunma hakkını kısıtlayan, Anayasa’ya aykırı olan ve mehaz AB Rekabet Hukuku uygulamasında da karşılığı olmayan bu hükmün çıkarılması yönünde görüş bildiririz.

Bir diğer husus, Taslak Yönetmelik’in 7. Madde 1. Fıkra düzenlemesinde, Kurul’un vereceği uzlaşma ara kararında uzlaşma sonucunda uygulanacak indirim oranı ve hesaplanan asgari ve azami idari para cezası oranı ile 4. Madde 4. Fıkra düzenlemesi uyarınca uzlaşma usulü sonucunda verilecek idari para cezasında %25 indirime gidilebileceği düzenlemelerinin hukuki belirlilikten yoksun olduğu görüşündeyiz. Zira ceza yönetmeliği kapsamında hesaplanacak cezalar belirli bir rakam olarak değil belirli bir aralık olarak hesaplanmaktadır. Burada uzlaşma yoluna giden teşebbüs hem ihlalin varlığını kabul etmekte ve uzlaşmaya karşı yargı yoluna başvuramamakta hem de uzlaşma nihai kararı sonucu kendisine verilecek cezayı tam olarak bilememektedir. Söz konusu düzenlemeler hukuki belirliliğe aykırılık arz etmektedir. Ayrıca bir soruşturmada uzlaşma yoluna giden bütün teşebbüsler için aynı indirim oranının mı uygulanacağı veyahut Kurul’un farklı indirim oranları uygulayacağı belirsizlik arz etmektedir. Mehaz AB Rekabet Hukuku uygulamasında ise uzlaşma yoluna giden tarafların hepsi için aynı indirim oranı uygulanacağı belirtilmiştir. Dolayısıyla şeffaflık sağlamak ve AB Hukuku ile uyumlaştırma amaçları doğrultusunda ilgili bir düzenleme eklenerek hukuki belirlilik sağlanabilir.

Taslak Yönetmelik’in 7. Madde 1. Fıkra (e) bendi düzenlemesinde Kurul’un uzlaşma görüşmelerinin tamamlanmasını takiben sürece ilişkin ara kararında uzlaşma metninin Rekabet Kurumu’na gönderilmesi için en fazla 15 günlük kesin süre tayin edileceği düzenlenmiştir. Mehaz AB Rekabet Hukuku uygulamasına bakıldığında ise 773/2004 sayılı Tüzük’ün 10a(2) madde düzenlemesinde, uzlaşma görüşmeleri neticesinde AB Komisyonu tarafından ilgili teşebbüslere yönelik uzlaşma taleplerini ve ihlalde bulunulduğu kabulünü içeren metinleri sunmaları için verilecek sürenin en az iki hafta olacağı öngörülmüştür. Her ne kadar AB Rekabet Hukuku uygulamasında soruşturmanın belirli bir süreye tabi olmamasına rağmen, Türk Rekabet Hukuku uygulamasında soruşturmanın en geç bir yıl içinde sonuçlandırılacağı şeklinde kanun hükmü uyarınca uzlaşma sürecine ilişkin sürelerin kesin olması anlaşılabilir olsa da ilgili 15 günlük sürenin teşebbüslerin karar süreçleri için yeterli olmayacağı görüşündeyiz. Dolayısıyla ilgili uzlaşma metni sunulması için gerekli olan sürenin 30 gün olarak revize edilmesi kanaatindeyiz.

Taslak Yönetmelik’in 8. Madde 2. Fıkra düzenlemesinde, uzlaşma metninin şifahi olarak da verilebileceği düzenlenmiştir. Bu durumda şifahi olarak verilen beyanın görevli meslek personeli tarafından yazılı hale getirildikten sonra uzlaşma tarafını yetkili kişiye teyit ettireceği öngörülmüştür. Fakat bu teyit almanın yazılı mı olacağı veya hangi usulle gerçekleştirileceği konusunda belirsizlik mevcuttur. Dolayısıyla uygulamada kesinliği sağlamak adına bu teyit almanın yazılı surette olacağı veya sadece yazılı olarak sunulan uzlaşma beyanlarının geçerli olacağı yönünde hüküm getirilebilir.

5. Sonuç

Taslak Yönetmelik’te uzlaşma metnine konu hususlara karşı uzlaşma yoluna giden teşebbüslerin yargı yoluna gidememesi savunma hakkını kısıtlayan bir düzenleme olarak karşımıza çıkmaktadır. İkinci olarak, uzlaşma yoluna başvuran teşebbüsün uzlaşma nihai kararı sonucu kendisine verilecek idari para cezasını tam olarak bilememesi ve bu hususa karşı yargı yoluna başvuramaması hukuki belirsizlik açısından olumsuzluk teşkil etmektedir. Bir diğer nokta, uzlaşan tarafların hepsine aynı indirim oranının uygulanıp uygulanmayacağı noktasında Yönetmelik’te belirlilik bulunmamaktadır.

Sonuç olarak, yukarıda açıklanan gerekçelerle AB mevzuatına uyumun ve şeffaflığın sağlanması amacıyla çıkarılacak yönetmelikte ilgili değişikliklerin yapılması kanaatindeyiz.

Saygılarımızla,

Av. Dr. Oğuzkan Güzel

Av. Burak Bayram

KAYNAKÇA

  • Rekabetin Korunması Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (2020, 24 Haziran). Resmi Gazete (Sayı:31165). Erişim adresi: https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2020/06/20200624-1.htm
  • Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem Ve Kararlar İle Hâkim Durumun Kötüye Kullanılmasına Yönelik Soruşturmalarda Uygulanabilecek Uzlaşma Usulüne İlişkin Yönetmelik Taslağı (2021, 18 Mart). Erişim adresi: https://www.rekabet.gov.tr/Dosya/geneldosya/uzlasma-yonetmeligi-taslagi-pdf
  • AB Komisyonu 622/2008 sayılı Tüzük ile değişik AB Komisyonu 773/2004 sayılı Regülasyonu (2008, 30 Haziran). Erişim adresi https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32008R0622&from=EN
  • AB Komisyonu Duyurusu (2008, 2 Temmuz). Erişim adresi https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:52008XC0702(01)&from=EN
  • AB Komisyonu Basın Bülteni (2008, 30 Haziran). Erişim adresi https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/IP_08_1056
  • AB Komisyonu Bilgilendirme Notu (2008, 30 Haziran). Erişim adresi https://ec.europa.eu/commission/presscorner/detail/en/MEMO_08_458

[1] https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:32008R0622&from=EN

[2] https://eur-lex.europa.eu/legal-content/EN/TXT/PDF/?uri=CELEX:52008XC0702(01)&from=EN

[3] https://www.rekabet.gov.tr/tr/Sayfa/Mevzuat/4054-sayili-kanun

[4] https://www.rekabet.gov.tr/Dosya/geneldosya/uzlasma-yonetmeligi-taslagi-pdf

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir